Home
The Way
Sheykhs
Discourses
Gallery
Multimedia
Links
Contact
In the Name of Allah, The Most Compassionate, The Most Merciful



"Bildiğinin Alimi Bilmediğinin Cahilisin" - 15 Ocak 2009






Ziyaretci: Seyhim mesela biz bir ayetin manasini bilmezsek ve sizden ögrenmek istesek.

Sh Abdulkerim: o sana gerekliyse o sana acar, gerekli degilse sen niye bileceksin onu?

Soru: Yok, sormuş olsam..

Sh Abdulkerim: Senin bilmen gerekseydi zaten onu sana bildirirdi Allah; Allah da bildiridi, okudugun vakit anlardin. Bilmen gerekli degilse, sen kendini o yere hazirlamadiysan, daha önceki bilgileri bilmiyorsan, onu bildigin anda o sana kafana karişiklik getirecek degil mi? Dagitacak degil mi seni? O sana bilgi mi verecek yoksa senin bilgini mi kariştiracak? 'Biz her bireylerinize bir şeriat bir de yol tayin ettik', diyor Maide Süresi'nde. Öyle demiyor mu? "Biz size bir yol bir kanun..', her bireyine. Senin kanunun ile seni kapsayan kanun, baglayan kanun, mahkum eden kanun, efendim, icerisinde gezebilecegin sinirlar ile onunki (Sh Abdulkerim soruyu soranin yanindakini parmagiyla işaret eder) degişiktir.

Z: Evet..

Sh Abdulkerim: ..Ayni olamaz. Senin kanunun ile seni baglayan kanun ile polisin kanunu degişiktir; ayni olamaz. Polis de senin gibi bir insandir. Senin kanunun ile polisin kanunu ile belediye başkaninin kanunu ayni olamaz.. Senin, belediye başkaninin, vali, efendim polis, bunlarin kanunu ile Cumhurbaşkaninin kanunu ayni olamaz. Bütün bunlar icerisinde, bütün bunlari da kapsarken, bir hakimin kanunu ayni olamaz. Bir Genelkurmay Başkanini baglayan kanunlar ile Yüzbaşiyi baglayan kanunlar ayni olamaz.

Z: O zaman onlarin sorduklari sorular da kendine göre olur degil mi Seyhim?

Sh Abdulkerim: Kimin kendine göredir?

Z: Herkesin o zaman sordugu soru kendi yani kendi düşüncesine göredir.

Sh: Kendi düşüncesine göre herkes bir şey okudugu vakit kendi düşüncesine göre sorar da o düşünce icerisinde ne kadar yol aldi o? Onu laf olsun diye mi soruyor o soruyu? fitne yaratmak icin mi soruyor? Ne icin soruyor o soruyu? O ayri bir ilimdir; onun icin Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bildiriyor ki: 'Her soru sorana cevap vermeyiniz.' Neye soru sordugunu bileceksiniz siz herşeyden once: ordaki onun niyeti ve gayesi ve hedefi nedir; onu bileceksin..ilmi herkese dagitilmaz.

Onu bak bakalim o kişiye ileride sana orda o acarken sir veriyorsun da o siri sir olarak tutabilecek mi? Tutamayacak! Acma! Suclu sen olursun kiyamet günü. 'Ya, e, mürid sordu, şeyh şöylesin', olur mu öyle şey?! Neye soyleyecek şeyh? Mürid sordu diye mi? Seyh bakacak, sen şimdi senin makamin nedir, ne yapiyorsun, nerdesin su anda dur bakalim, bu soruyu niye soruyorsun sen, bu sorudan sanane, ne varsa sen bilmiyor musun ki Peygamber aleyhissalatu vesselam bildiriyor: 'Maleyani ile ugraşmak, kulun, Allah'in onu sevmedigine işarettir.' Maleyani nedir? Maleyani seni ilgilendirmeyen bir ilim ile ugraşmaktir. Seni ilgilendiren bir ilim ile ugaraşacaksin. 'Her şeyi okuyup her şeyi anlayalim', yaw gazeteyi oku gazeteyi anla, sonra o işleri anla! Onu bileceksin! Her ayet herkes icin degildir, herkese cözülmez; herkes ayni ayeti okur, herkes kendine göre başka bir mana cikarir. Senin manana göre degil o, Peygamberin sunduguna göredir aleyhissalatu vesselam; orasiyla baglantin yoksa, o ilim ile bagin yoksa senin, oradan fazla bir şey alamazsin sen; zaten alsan da seni ilgilendirmez o ilim. Bir Genelkurmay başkaninin bilgisiyle dedik ya bir yüzbaşinin bilecegi ayni olamaz; yüzbaşi bunu bilse ceza yemesi gerekir; ?? lazim onu ordan: 'Genelkurmayin bildigini sen nasil biliyorsun? Niye biliyorsun sen bunu? Senin sinirlarini aştin sen. Gel bakalim', derler adama, 'bunu nerden ögrendin, niye ögrendin sen? Bu ilim senin icin mi?' Degil, niye biliyorsun sen bu ilmi; ceza yer! Onun icin, 'E, bunu sorduk, herşeyin bir cevabini al', olur mu oyle şey. Cevap vermez sana; isterse, Bilmem' der, isterse 'Seni ilgilendirmez' der, isterse 'Sen bu iş ile meşgül ol' der.. duruma gore ordaki mürid-şeyh bagi nedir ona göre; yoksa her soruyu sordum cevap vereyim, ne demek? Zaten advanced mürid, ileriye cikmis mürid, şeyhe soru sormaz; sohbetten alir cevabini o. Bugün almadi 'Bekleyelim bakalim yarn verecek mi sohbetinde. Yarin vermedi, bekleyelim bakalim bir hafta sonra verecek mi, gene olmadi.. bir ay sonra.. 3 sene sonra bir bakmişsin 3 sene sonra o cevap geldi; bakarsin, a, 3 sene önce bu cevabi verseydi bana şeyh, ben tarikattan da kacacaktim.' onu da görürsün o zaman. Sen onu göremezsin. Onun icin o ilim bir nurdur; eksilmeyen devamli gelen bir nurdur da herkese ayri verilmiştir o, kendi yolunda yürürken sana lüzüm olur, benim yolumdaki degil, Peygamberin yolundaki degil; Peygamberin önunde baska bir nur var, ona göre yurur, onun arkasindaki ona göre, onun arkasindaki ona göre.. onu, onundeki ilgilendirir, onun önündeki ilgilendirmez, ilgilendirmemesi gerekir, onu kariştirmamasi gerekir. O basamaklardan cikmaya başladigi vakit gorür: 'Burdan bir asir önce falan zat gecti; ben de geciyorum su anda. Simdi anliyorum onun halini.' Ama o zat orda degil şimdi, o daha ilerdedir. Iste sen onu hic bir zaman anlayamayacaksin; o hep ilerde olacak, sen de geride olacaksin. Eger ki o karavana takilip gidiyorsan, geride geleceksin. Motorlari güclü son surat koşturuyorsun, eh, bir gün zayiflayacak, yavaşlayacak, duracaksin; o kendi temposunda giderken seni gececek gene; 'E, öne atilayim, koşturayim, bir şeyler yapayim', o da yok, kişi kendine verileni yapabilir, onun ötesine gecemez. Sana ne verildi, ilim odur, onu bil. Sana verilen nedir onu bilsen yeterlidir, o zaman ilimdir. Işte kişinin kendini bilmesi bir ilimdir: kendini bileceksin. Kendini nasil bileceksin? Sana birisi seni tanitacak; sen kendini oturup da 'benim etim butum budur'.. Sen neyi bileceksin, o zaman sana sorayim bakayim uzerinde kac tuy var, bunlari say söyle bana bir hafta sonra sen. En buyuk alime söyleyelim biz bunu, hadi bakalim say saclari, 'bu kadar sac var kafamda' de. Bu kadar bilgi sahibisin. Ama o Allah dostu senin vücüdünda kac tane hucre oldugunu da bilir; bildirilirse bilir, bildirilmezse bilmez o da. Onun icin o ilim ucsuz bucaksiz bir hazine, bitmeyen tükenmeyen bir hazinedir, ona gonüllü araniyor artik yok artik ilim talep eden de kalmamistir, cehalet olmuş insanlarin işi, yeme icme olmuş, efendim, sirf kendi nefislerini düşünüp de basit şeyler ile günlerini aylarini senelerini ömürlerini tüketmektir baska bir şey degil. 'Ne yapiyorsun', 'Calişiyorum'. Neye caliştin caliştin ne elde ettin bu kadar sene? Hic. Bundan sonra ne edeceksin? Hic. Ne koşturuyon? Oturup biraz kendine baksana! Mezara dogru gidiyorsun; erkegi öyle, karisi öyle, 'calişiyorum', ne calişiyorsun? niye calişiyorsun? Yani senin rizkini Allah sana göndermeyecek mi zannediyorsun? Hele belli bir yaştan sonra ne kosturuyorsun artik? Gentir hadi birşey yapacagim der, hoplar ziplar, efendim, ev kuracagim, aile kuracagim, araba kuracagim, eşek alacagim, döşek alacagim.. bir sey alayim kosturur. Sen ne alacaksin? Belli bir yaşa girdin artik, bundan sonra istedigin ne, senin dünyada? Başini sokacak karşinda bir roof/cati varsa, efendim, üzerini ortecek bir battaniye varsa ne kosturuyorsun? Kendini arasana, bulsana! Kendine ne sir vermiş Allah, sen de baksana bulsana! Ne zaman bulacaksin? Mezarda mi? Dunyada bulamayan, mezarda hic bulamaz! Dünyada bulacaksin, dünyadan o nur ile cikacaksin, onu alip dünyadan cikacaksin; degilse heder keder oldu senin ömrün bitti! Bitirdin ömrünü! Sirra sahiplenmeden bu dünyadan ciktin. Z: Bilmiyordum bazi şeyleri. Yani sormadan ogrenilmiyor şeyhim.

Sh: Sormadan ögrenilmiyor tabi onun icin, 'Bir bilene danişiniz' diyor Allah, diyoruz ya sana. Sen cok meal okuyorsun da mealleri okurken göruyör musun: 'Bir bilene danişiniz' diyor Rabbulalemin. Her bilenin üzerinde de bir bilen vardir diyor sana. Bunun sana niye söyledi" 'Her bilenin üzerinde bir bilen vardir'? Ben bir bilgi sahibiyim, bilgimde durduysam, ilerlemiyorsam, kibir sahibi oldum artik ben; kibirlenmeye başladim..

Z: Evet

Sh: ..Demek ki her bilenin üzerine bir bilen vardir; o en son bilen ben olmadigima gööre o bileni bulayim ben simdi, ona danisayim, sözü bu, tamam? 'Ben bilirim, bu bana yeterlidir' dedigin anda kibirlendin artik sen. Ilminle kibirlendigin anda cehennemin dibini bulursun artik. Hic bir sey kurtaramaz seni! Ilimle kibirelenen artik, ilimle kibirlenen bugün hoca, imam, seyh dolu dünya. Bildiginin alimisin, bilmediginin cahilisin. Her seyi biliyor musun? Yok. Her seyi bilebiliyor musun? Yok. Cahilsin! Bilmediginin cahilisin. O zaman bilmedigin konu nedir, bu bilmedigin konu icerisinde bu hangisi beni ilgilendirir, falan mesela, bunu ögreneyim ben.

Z: Seyhim o zaman da soru sormak gerekiyor, soru sormadan da..

Sh: Soru sormak gerekir de biraz once anlattim.. soru sorarken her şeyden once sorudaki niyet nedir, ögrenmek istedigin ilim nedir, seni ilgilendirir mi, ona bakacaksin. Sana ne bicim bir fayda verecek o? Fayda mi verecek zarar mi verecek? Bu soruyu sorarken sana belki fayda verecek oradaki cemaate zarar verecek. Gercek ilim sahibi o kapiyi kapatir, 'dur sen burda', der; 'bu zararli bir sorudur su anda bu cemaate, bu cemaat bunu kaldiramaz; sen de dur bir kösede simdi' der. Bir gun gelir o sana onun verme yollari cok. Yola cikarsin bir bakmisin bir hadise olusuyor senin önunde, zaten seyhine de rabitan oldugu surece de herseyi bileceksin, ha bu seyhim, ha dur bakayim burdan, ben bunu sorduydum, bu hadise geliyor simdi basima; haa burdan cevabi aldim ben: görürsün o zaman, ama seyh ile rabita kimde kaldi artik? Kendi nefsi ile rabitada insanlar, kendi kendini görüp, kendi kendini begeniyor insanlar artik. Onun icin 'bir bilene sorunuz' kalkti, 'ben bilirim', bir benlik icerisine bürünmüş ki nefis azmani olmuş; nefsi azmiş azmiş onu azman etmiş zincirlerle baglamak lazim artik. Sakin duruyor ama o sakin durusunun altinda bir nefis azmanligi vardir, dokundugun anda kükrer. Iste budur mesele. 21. asir insaninin %50 koymayalim amma cogunda bu hastalik var. Dikat et biz inanmayanlar icin degil inananlardan konusuyoruz; cogunda bu hastalik var inananlarin. Allah'a ve Peygambere iman etmis esas kiyamet gününe iman etmis insanlarin cogunda bu hastalik var. E, bilginlik taslarken de niye, bilginlik bir seyi konusurken bir seyi söylerken de 'ben cok bilgiliyim' diye degil, sen kimsin? Sen daha cocuksun, istedigin kadar alim ol, acizsin sonucta, sifir ilmin. O'nun ilmi yaninda hic bir sey bilmiyorsun, sifir, anladin mi? Onun icin onu buyuruyor, bildiginin alimisin, bilmediginin de cahilisin. Eh, ademoglu bugün cok koşturuyor. neyi arastiriyor? Sivrisinek nasil yasar, nasil dogar, nasil olur, kertenkele nerde yaşar, ne yemek yer, efendim, lagim fareleri nasil yasarlar.. Herseyi biliyorsun, kendin nsail yasadin bilmiyorsun! Ne bicim bir ilim! Kendinden bir haberin yok senin. Yaprak nasil dogar nasil büyür nasil yasar vitamini nedir.. herseyi kosturuyor.. Günes'te ne var Ay'da ne vardir? Sanane be Günes'ten Ay'dan! Sen kendini kesfedebildin mi ki onlar kaldi sana simdi? Cikacak, Ay'a cikacak, Günes'e cikacak.. cehennem ol git geri gelme.. hic degilse biz de rahat ederiz biz de burda, biraz kafamiz rahat eder ki bozuk herifler burdan gitti bize de biraz düsünce kalir. Biraktilar dunyayi gittiler bir yol bulsalar da kacip cehennem olsa biz de rahatlayacagiz, yok! Giden geri de gelir; gittin kal orda, ne geri geliyorsun! Yeni moda simdi kendini donduruyor seyde, 'belli yastan sonra donduracagim kendimi', 'E?', 'Yaslanmayayim'. Vay akilsiz, vay gerizekali, vay ahmak vay! Cözdügü vakit aninda öleceksin; dişin kalacak donmuş, ic cürümüş bitmiş. 500 sene donmuş kalmiş, e noldu? 501. senede diktin topugu, heder oldu keder oldu hayat bitti! Iste bu kadar ilim. Bu ilmi.. Bir defa buraya geldi cogu oturur baslar ondan bundan konusmaya ben de ahmak ahmak dinlerim 'ya amma' derim 'sen bilir misin bu isi?' Bizim o avanaklar kafalari skull'lari frozen yapmislar (kafa taslari dondurmuslar).. sanane be sen kendi skull'una baksana, kendi kafani ögrensene sen, neye kosturuyorsun sen? New York'ta sov yapacaklar bilmem Amsterdam'da.. oraya gidiyor buraya.. ne akilsiz olmus bu insanlar Ya Hu.. Akil denen bir sey kalmamis ucmus gitmis. Hasbunallah ve ni'mel vekil. Kendi kendini helak ediyor bitiriyor. ve min Allah tavfik. Bu kadar yeter. Bize de simdi cok konusursak gömülürüz deryanin icerisine, Fatiha. Seyhime sihhat afiyet güc küvvet.. Ondan da bileceksin sende bir sey geliyorsa sana onu bileceksin her seyden önce ki ben aciz bir kulum ben bunlari bilemem ama şeyhim himmet ediyor, bana gönderiyor, dogru söz ise mükafati bana degil onadir; yanliş söz ise suclusu benim, o degildir, benim nefsimden kaynaklandi bunu da bileceksin.



[January 16, 2009 - Lefke,Cyprus
transcription by: www.naqshbandi.us]







tulip in prayer